Latest Movie :
Recent Movies

Bitcoin ve pizza

18 Mayıs 2010 tarihinde BitcoinTalk forumunda “Laszlo” isimli kullanıcı, birkaç pizza için 10.000 BTC (bitcoin) ödemek istediğini belirten bir mesaj yayınladı ve ev yapımı ya da herhangi bir pizzacıdan verilecek siparişi de kabul edebileceğini belirtti. Sevdiği pizzaları da tarif etmeyi ihmal etmeyen Laszlo, diğer kullanıcılardan gelecek cevapları beklemeye başladı. Bir kaç kullanıcı ilgilenmiş olsa da pizzalarına kavuşamayan Laszlo, nihayet 22 Mayıs 2010 günü, 10.000 BTC (bitcoin) ile başarıyla pizza aldığını duyurdu.
10.000 BTC (bitcoin) karşılığında 2 adet pizzanın satın alındığı 22 Mayıs 2010 tarihi ticari anlamda ilk Bitcoin alışverişinin yapıldığı gün olarak kabul ediliyor ve her yıl “Bitcoin Pizza Günü” olarak kutlanıyor. 2010 yılında alınan o pizzaların değeri ise bugün 470 milyon 300 bin TL

Tüm zamanların en iyi 100 Filmi

Tüm Zamanların En İyi 100 Filmi

Aguirre: the Wrath of God (1972)
The Apu Trilogy (1955, 1956, 1959)
The Awful Truth (1937)
Baby Face (1933)
Bande à part (1964)
Barry Lyndon (1975)
Berlin Alexanderplatz (1980)
Blade Runner (1982)
Bonnie and Clyde (1967)
Brazil (1985)
Bride of Frankenstein (1935)
Camille (1936)
Casablanca (1942)
Charade (1963)
Children of Paradise (1945)
Chinatown (1974)
Chungking Express (1994)
Citizen Kane (1941)
City Lights (1931)
City of God (2002)
Closely Watched Trains (1966)
The Crime of Monsieur Lange (1936)
The Crowd (1928)
Day for Night (1973)
The Decalogue (1989)
Detour (1945)
The Discreet Charm of the Bourgeoisie (1972)
Dodsworth (1936)
Double Indemnity (1944)
Dr. Strangelove ... (1964)
Drunken Master II (1994)
E.T. The Extra-Terrestrial (1982)
8 1/2 (1963)
The 400 Blows (1959)
Farewell My Concubine (1993)
Finding Nemo (2003)
The Fly (1986)
The Godfather, Parts I and II (1972, 1974)
The Good, The Bad and The Ugly (1966)
Goodfellas (1990)
A Hard Day’s Night (1964)
His Girl Friday (1940)
Ikiru (1952)
In A Lonely Place (1950)
Invasion of the Body Snatchers (1956)
It’s A Gift (1934)
It’s A Wonderful Life (1946)
Kandahar (2001)
Kind Hearts and Coronets (1949)
King Kong (1933)
The Lady Eve (1941)
The Last Command (1928)
Lawrence of Arabia (1962)
Léolo (1992)
The Lord of the Rings (2001-03)
The Man With a Camera (1929)
The Manchurian Candidate (1962)
Meet Me in St. Louis (1944)
Metropolis (1927)
Miller’s Crossing (1990)
Mon oncle d’Amérique (1980)
Mouchette (1967)
Nayakan (1987)
Ninotchka (1939)
Notorious (1946)
Olympia, Parts 1 and 2 (1938)
On the Waterfront (1954)
Once Upon a Time in the West (1968)
Out of the Past (1947)
Persona (1966)
Pinocchio (1940)
Psycho (1960)
Pulp Fiction (1994)
The Purple Rose of Cairo (1985)
Pyaasa (1957)
Raging Bull (1980)
Schindler’s List (1993)
The Searchers (1956)
Sherlock, Jr. (1924)
The Shop Around the Corner (1940)
Singin’ in the Rain (1952)
The Singing Detective (1986)
Smiles of a Summer Night (1955)
Some Like It Hot (1959)
Star Wars (1977)
A Streetcar Named Desire (1951)
Sunrise (1927)
Sweet Smell of Success (1957)
Swing Time (1936)
Talk to Her (2002)
Taxi Driver (1976)
Tokyo Story (1953)
A Touch of Zen (1971)
Ugetsu (1953)
Ulysses’ Gaze (1995)
Umberto D (1952)
Unforgiven (1992)
White Heat (1949)
Wings of Desire (1987)
Yojimbo (1961)

Film izleme rekoru

55 saat, 23 dakika

Şimdi şöyle bir düşünün... Bir sinema salonunun koltuklarına gömülüp, kaç saat boyunca, kaç tane film izleyebilirsiniz? Üstelik sadece altı saatte bir beş dakika mola vererek... Sizi bilemiyoruz, ama, 14 genç insan, tam 55 saat 23 dakika boyunca 30 tane film izledi. Böylece geçen yıl, 53 saat 22 dakikada 28 film izleyen bir grup ABD'li sinemaseverin rekorunu ele geçirdiler. Şimdi bu rekorun Guinnes World Records tarafından onaylanmasını bekliyorlar.

Dijital Sinema makalem

Sinemanın icadından beri birçok teknolojik gelişmeler oldu ama hiçbiri son yıllarda oluşanolgunlaşmaya devam eden devrim kadar etkili olmadıBu devrim sinema endüstrisini temelden etkilemeye başladı
       Özelikle so10 yıldır dünya sinema endüstrisinde birkavram dolaşıyor DC (Digital Cinema )belki de 10 yıl sonra sinema derken aslında şuan DC dediğimiz kavramı seslendiriyor olacağız.  DC, geleneksel demeyelim ama film sinemasına(görüntünün kaydedildiği ortamın film olduğubağlı olarak açıklayabileceğimiz bir kavramdır.  Yani film sinemasıdememizin sebebi sinema yapımı ve gösterimi sırasında değişenteknoloji ile ortaya çıkan bir kavramdır.  Yani DC kolaylıklar ve değişikliler getirse de sinema yapımı ve gösterimi en azından şekil itibarı ile değişmemiştir
      DC için yapım ve gösterim aşamasında film gibi bir görüntükaydedici elmanın kullanılmadan tüm ses ve görüntünün dijitalteknoloji ile işlenip en sonunda seyirciye sunulmasıdırdiyebiliriz.  Işığın kamera objektifinden başlayıp en son sinema salonundaki projeksiyon makinesinin lensinden çıkana kadargeçen tüm hikayesinde sadece bu iki araç optiktir.  Kamera ve projeksiyon lenslerinden geri kalan tüm sistem elektronik bir ortamdır yani dijital video dur.      

Fransız sineması

Bak oğlum, madem bu kadar çok şey biliyorsun, neden kendin oturup bir film çekmiyorsun ?"[1] Kayınpederi Morgenstern'in bir tür meydan okuması, ünlü yönetmen François Truffaut'yu film yapmaya yöneltmeseydi, sanırım Yeni Dalga'nın diğer yönetmenleri film yapmaya girişmeyecekler ve biz de dönemini sarsan filmlerden yoksun kalacaktık. Bir zamanlar sert bir eleştirmen olarak tanınan Truffaut, 1959 Cannes Film Şenliği'ni "ağır ve saygısızca" yazılar yazdığı gerekçesiyle izleme hakkından yoksun bırakılmıştı.

Böyle kişiler ve onların kişisel çabalarıyla başlayan, bazılarına göre bir saman alevi gibi parlayıp sönen, bazılarına göre de sinemayı büyük ölçüde etkileyen bu yeni sinema hareketi, günümüzde bile, hâlâ tartışılan üzerinde tek bir görüş birliğine varılamayan bir olgudur.

II. Dünya Savaşı Sonrası

II. Dünya Savaşı'ndan sonra dünya sineması bir arayış içine girmişti. Savaştan, yenen devletler de, yenilen devletler de zararlı çıkmışlardı. Ekonomiler sarsılmış, yaşam koşulları dayanılmaz hale gelmişti. Bu durum ülkelerin sinemalarını da etkilemekte gecikmedi. Sinemacılar toplumsal sorunlara daha gerçekçi bir biçimde yaklaştılar. Savaştan yenik çıkan İtalya'da "Fransız Doğacılığı", "Sovyet Toplumcu Sineması", "İngiliz Belge-Film Okulu" ve İtalyan edebiyatındaki "verismo" (gerçekçilik) akımının uygulanmasıyla ortaya "Yeni Gerçekçilik" sinema akımı çıktı. İngiltere'de yine toplumsal konuları işleyen bir sinemacılar kuşağı "Özgür Sinema" diye bir sinema akımı ortaya koydular. Bu ortam içerisinde Fransa'da da "Yeni Dalga" hareketi ortaya çıktı.

Yeni Dalga'nın Kaynakları

Bu hareketin ilk ürünlerine gelinceye değin, toplumsal ve sanatsal ortam çeşitli etkiler altında yoğrulmuş ve o durumu almıştır. Bu etkiler, IDHEC, Cahier du Cinéma, Fransız Sinematek'i, Yardım Yasası ve o günlerin siyasal oluşumları olduğunu görürüz.

IDHEC ( Institut de Hautes Etudes Cinématographiques), bugün bile önemini koruyan ve dünyadaki önemli sinema okullarından birisidir. 1943 yılında Marcel L'Herbier tarafından kurulmasından sonra bir çok genci sinemaya kazandırmıştır. Burada verilen eğitim, yönetmenleri ne yaptığını bilerek film yapmaya yöneltti. Bu okuldan yetişen genç sinemacılar, "alaylı" diyebileceğimiz yönetmenlere oranla yeniliklere daha açık ve bunları uygulamakta daha cesurdular. Yeni Dalga bu yönetmenlere çok şey borçludur.

Gelelim Cahier du Cinéma dergisine. Bu dergi Yeni Dalga'nın doğmasına neden olan kuramsal ve eylemsel çalışmaları başlattı. André Bazin'in öncülüğünde, bir çok yetenekli genç kendi görüş ve düşüncelerini sergileme fırsatı yakaladılar ve bizzat kendileri film yaparak bu savlarını hayata geçirmeye çalıştılar. Bazıları başardı bazıları da eleştirdikleri noktaları kendileri de yinelemek zorunda kaldılar. Şunu da belirtmekte yarar olduğu kanısındayım: Bu yönetmenlerin "Cahier du Cinéma" dergisinde yazmaktan başka ortak noktaları oldukça azdı. Hepsi sinemayı seviyordu ama uygulayım biçimleri başka başkaydı. Bazıları bir akademizme bağlı kalıyor, bazıları insanların ruhsal durumlarını irdeliyor, bazıları entelektüalizmi benimsiyordu. Bazıları ise siyasal görüşlerini filmlerine yansıtıyordu

Alfred Joseph Hitchcock Kimdir

Açıklama

Alfred Joseph Hitchcock, Birleşik Krallık doğumlu Amerikalı gerilim filmleri yönetmeni. Londra'da dünyaya gelen ve mühendislik eğitimi gören Hitchcock; Psycho, North by Northwest, Vertigo, Rear Window ve The Birds gibi klasikleşmiş filmleriyle tanınır. Tüm zamanların en iyi yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir.





Hoşgeldiniz Welcome


Merhaba sitemize hoşgeldiniz sitemiz gelişme aşamasındadır . Sitemiz kısa süre içinde aktif dizi film paylaşımlarına başlayacaktır . Sabrınız için teşekkürler

Bitcoin ve pizza

18 Mayıs 2010 tarihinde BitcoinTalk forumunda “Laszlo” isimli kullanıcı, birkaç pizza için 10.000 BTC (bitcoin) ödemek istediğini belirten b...

Bu Blogda Ara

Blog Arşivi

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. DiziFilm - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger